Go to Top

Önsöz

  • Yaşamın temel dinamiklerinden değişim, var olanı reddetme yerine yeni tuğlalarla yükselen bir yapı gibi temeli sağlam kararlı bir yükselişi temsil etmelidir. Kütüphane ve bilgi hizmetlerinin temel taşlarından bilgiye erişim, araştırma ve öğrenme sürecinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Uygarlığın varlığı, merak, araştırma, öğrenme ve uygulama becerisi ile elde edilen bilginin üzerine yenilerinin eklenerek erişilebilir kılınmasına bağlıdır. Bu döngüde bilgi hizmetleri, bilgiyi formlara sokmaya, diğer bilgilerle ilişkilendirmeye, kullanılabilir kılmaya, güvenli ortamlarda korumaya çalışmakta; bunlarla ilgili sistemler ve uygulamalar geliştirmekte, bilgiye erişim için sosyal ortamlar sağlamaktadır. Bu kapsamda tarihsel süreçte mağara duvarlarına çizilen hayvan figürlerinden ilk yazılı antlaşmalara, tapınak bilgi depolarından Kuyûd-ı Kadime Arşivine, İskenderiye Kütüphanesinden arama motorlarına çabalar, bilginin doğru ve güvenilir formlarda erişebilir kılınmasına yöneliktir.

    Çalışma ortamlarımız ve sosyal yaşantımız değişiyor. Bilgi kaynaklarımıza, bilginin hizmete sunulduğu sistemlere ve teknoloji uygulamalarına her geçen gün yeni boyutlar ekleniyor. Bu süreç bizi sürekli dinamik ve yaratıcı olmaya zorluyor. Öte yandan yoğun ve çoğunlukla rutin iş süreçleri, bürokratik temayüller ve olanakların yetersizliği yaratıcılığı ve yenilikçiliği olumsuz etkileyebiliyor. Tüm olumsuzluklara rağmen yeni güne daha iyiyi arayarak uyanmak bizi güçlü kılıyor. Kamusal Alan Olarak Bilgi Merkezleri ve Yenilikçi Yaklaşımlar adıyla yayımladığımız bu kitap çalışması, bilginin kendisini ve toplumsal boyutlarını, bilgi hizmetlerinin farklılaşan yönlerini ve yenilikçi bilgi hizmetlerini açıklamaya, ilgili konulara kavramsal bir çerçeve çizmeye ve uygulama alanlarındaki yenilikçi hizmetlere ışık tutmaya yönelmektedir.

    Kitap çalışmasında yer alan çok kültürlülük ve kütüphane ilişkisi, yeni medya uygulamaları, dijital dünyada gerçeğe giden yolda bilgi merkezlerinin üzerine bölümler, daha çok bilgi hizmetlerinin toplumsal yönüne dönük kuramsal tartışmalara yer vermektedir. Üçüncü mekân olarak kütüphaneler, kütüphanelerde oyunlaştırma uygulamaları, yenilikçi hizmetler ve kullanıcı deneyimi yönetimi üzerine hazırlanan bölümler, bilgi hizmetlerine dönük yeni yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilebilir. Dijital çağda arşivlerde erişim ve elektronik belgelerin geleceği konuları, geleneksel kütüphane hizmetlerinin ötesinde bilgi ve belge yönetimi alanın güncel tartışmaları arasında yer almaktadır. Yine engelliler ve dezavantajlı grupların beklentileri, bilgi hizmetleri geliştirilirken göz önünde bulundurulması gerekenler arasındadır. Çalışmanın yukarıda özetlenen içeriği ve kapsamıyla ülkemizde bilgi sektöründe çalışanlara ve bu alanda eğitim görenlere katkı sağlaması umulmaktadır.

    Prof. Dr. Özgür Külcü

  • Giriş

  • Bilgi toplumsal kültürün oluşumunda ve sonraki kuşaklara aktarılarak devamlılığının sağlanmasında etkili bir unsurdur. Doğayla olan etkileşimin yoğun olduğu tarım toplumunun oluşumunda bilgi, doğadaki varlıkların üretim amacıyla etkin kullanımını sağlamış, sanayii devrimi ile üretkenliğin temelini oluşturmuştur. Özellikle basın ve yayıncılık araçlarının gelişimiyle yaşanan bilgi patlaması bilgiyi tek başına bir sektöre dönüştürmüştür. Tüm çağlarda bilgi üretimin temel dinamiği olmuştur. Bilgiye erişme ve bilgiyi doğru bir şekilde kullanmaya yönelik çabalar insanlığın ilk zamanlarından bu yana varlığını sürdürmüştür. Toplumsal anlamı olan bilgiyi derleyen, çeşitli düzenleme sistemlerini yapılandırarak işleyen, bu bilgileri erişime sunan kütüphaneler, arşivler ve müzeler sundukları hizmetlerle toplumsal değişimlere öncülük etmiş, hem kültürel birikimin oluşmasında hem de toplumsal kalkınmanın sağlanmasında yerini almıştır.

    Bilginin kullanıldığı alanlardaki değişim doğal olarak kullanım şekillerini ve bilgiyi elde etmeye yönelik beklentileri de değiştirmiştir. Bu değişime uyum sağlamak ve beklentileri karşılayabilmek için kütüphane, arşiv ve müzelerde sunulan hizmetler de çeşitlenmeye başlamıştır. İlk başlarda belirli bir fiziksel mekânla sınırlı olan ve dolayısıyla dar ölçekli bir kullanıcı grubuna ulaşabilen bu hizmetler, gelişen bilgi ve iletişim teknolojileriyle birlikte web ortamına taşınmış, zaman ve mekândan bağımsız bir şekilde daha fazla kullanıcıya hitap etmeye başlamıştır. Özellikle mobil uygulamalarla birlikte kütüphaneler, arşivler ve müzeler insanların her daim yanlarında bulundurdukları cihazların da içerisinde yerlerini almışlardır. Bununla birlikte bu cihazlar taşıdıkları özellikler ve taşınabilir yapılarıyla sınırsız bir bilgi havuzuna erişim sağlayarak günlük hayatın olmazsa olmazları haline gelmiştir. Bu durum bilginin, bilgi hizmetlerinin ve bilgi yönetiminin günlük hayattaki yerini ortaya koymak açısından dikkat çekicidir.

    Chris Anderson’un 2012 yılında yayınladığı ve 2014 yılında “Geleceği Üretenler” olarak Türkçe’ye çevrilen “Makers, Crown Business” başlıklı kitabında da ifade ettiği gibi belki de dijital çağın en heyecan verici dönemindeyiz. Üretimin dijitalleşmesi olarak da ifade edilen dijital çağ, bilginin dijital ortamda kullanılmasıyla ortaya somut ürünler çıkarmaya dayanmaktadır. Nesnelerin Interneti (IoT), Endüstri 4.0 gibi makine-makine etkileşiminin konuşulduğu, dijital devrim olarak da yorumlanan bu çağ, dijital ortamda yapılan bir dizi tasarım ve süreç sonunda ortaya çıkan ürünlere diğer bir ifadeyle gerçek dünyada vücut bulan nesnelere ve uygulamalara sahne olmaktadır. Daha önce dijital göçmen, dijital yerli, X, Y ve Z kuşağı olarak adlandırılan gruplar da (genel anlamıyla kullanıcılar da) birer dijital tasarımcı görevini üstlenmekte; dijital ortamı aktif bir üretim veya gerçeği oluşturma ve arama aracı olarak görmektedir. Bu doğrultuda bilgi merkezleri, kullanıcıların dijital ortam üzerinden ürün ortaya çıkarmalarına imkân tanıyan hizmetler geliştirmeye yönelik girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimlerle bilgi merkezleri, kullanıcıların dijital ortamı kullanarak üretimde bulunmalarına ya da üretim zincirinin bir parçası haline gelmelerine ortam hazırlamakta; kendi başına yayıncılık (self-publishing), 3D yazıcılar, yaratıcı mekânlar (makerspace), kendi başına yap (DIY) ve oyunlaştırma gibi uygulama ve hizmetlerle alışılagelmiş çizgilerinin ötesine geçmektedir. Dijital tasarımcı olan kullanıcılarının beklentilerini karşılamaya çalışan bu kurumların geliştirdikleri hizmetler günlük hayat içindeki yerlerinin daha da genişlemesinde etkili olmuştur.

    Belirtilen bu gelişmeler ışığında içeriği planlanan “Kamusal Alan olarak Bilgi Merkezleri ve Yenilikçi Yaklaşımlar” başlığını taşıyan bu kitapta bilgi merkezlerine yönelik uygulama ve yaklaşımlar alanında uzman akademisyen ve araştırmacılar tarafından on iki bölümde kaleme alınmaktadır. Bununla birlikte kitap bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilgi merkezlerini çizginin ötesine taşımaya yönelik yenilikçi ve farklı yaklaşımları çok yönlü olarak sunmaya çalışmaktadır.

    Dr. Tolga Çakmak – Dr. Şahika Eroğlu

  • Çok Kültürlülük/Çok Kültürcülük: Kütüphaneler Bağlamında Durum

  • Tarihsel olarak farklı kültürlerin bir arada yaşaması gerçeği sürekli biçimde var olmasına karşın, dünya tarihini etkileyen iki büyük savaş ve sonrasındaki süreçlerde yaşanan acılar, göçler ve nüfus hareketliliği, 1960’lı yıllardan sonra gelişen ırkçılık, cinsiyetçilik ve ötekileştirmelere karşı aktivist hareketler ve benzeri etmenler çok kültürlülük olgusu ve çok kültürcülük görüşünü gündeme taşımıştır. Küreselleşme ve internet-iletişim teknolojilerinin dünyayı küçülten etkisi ise kültürler arası etkileşim sürecine ivme kazandırmıştır. Kültürlerin bir arada uyumlu ve huzurlu yaşayabilmesi, ülke gündemlerinde formülü aranan bir sorun olup, konuya ilişkin karşıt pek çok görüşler olsa da, bu bağlamda insan haklarına dayalı çoğulcu ve eşitlikçi yaklaşımın benimsenmesi ideal sayılmaktadır. Kütüphaneler, ilişkili paydaşlarıyla beraber eşitlikçi ve demokratik misyonları ile çok kültürlülüğü/kültürcülüğü benimsemesi ve yaygınlaştırması gereken kuruluşlardır. Bu çalışmanın amacı, genel olarak tüm kütüphanelerin çok kültürlülük bağlamında yeri ve önemini kuramsal olarak açıklamaktır.

  • Yrd. Doç. Dr. Güler Demir

  • Güler Demir, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü, yüksek lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo-TV Bölümü, doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde yapmıştır.  2001-2008 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Kütüphanesi’nde Daire Başkanı olarak çalışmış olup 2012 yılından bu yana da Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Araştırma kütüphaneleri, çok kültürlülük, bilgi hizmetleri, medya ve iletişim, mesleki İngilizce gibi konularda dersler vermekte, ceza infaz kurumu kütüphaneleri, çok kültürlü kütüphane hizmetleri ve çeşitli konularda yayınları bulunmaktadır.  IFLA (Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kuruluşları Federasyonu) tarafından yayınlanan tutuklu ve hükümlüler, hasta, yaşlı ve engelliler vb. dezavantajlı/özel kullanıcı gruplarına yönelik hizmet standartları kılavuzları başta gelmek üzere Türkçe çeviri yayınları vardır. 2013 yılından bu yana İstanbul’da bulunan Güncel Posta adlı yerel gazetenin gönüllü dış haberler sorumluluğu ve köşe yazarlığını da yürütmektedir.

  • Selda Ekici

  • Ankara Üniversitesi DTCF Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden 1997 yılında lisans derecesini almıştır. Yüksek lisans çalışmasını, 2014 yılında “Ankara’da Bulunan Anaokullarının Okuma Alışkanlığına Hazırlık Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı tez çalışması ile Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde tamamlamıştır. Şu anda aynı bölümde doktora çalışmalarına devam eden Selda Ekici, 1998-2006 yılları arasında TED Ankara Koleji Kütüphanelerinde görev yapmıştır. 2007 yılından itibaren ODTÜ Kütüphanesinde görev yapmaya başlayan Selda Ekici’nin çalışma alanları; basılı ve elektronik kaynak yönetimi, bilgi okuryazarlığı, çocuk gelişimi ve okuma alışkanlığı ile yeni medyadır.

  • Kimin Doğrusu? Gerçek Ötesi ve Yanlış Bilgiler Dünyasında Kanıt Olarak Dijital Belgeler ve Arşivlere Yönelik InterPARES Truth Projesi

  • Kimin doğrusu? Gerçek ötesi (post-truth) ve yanlış bilgiler (misinformation) dünyasında kanıt olarak dijital belgeler ve arşivlere yönelik InterPARES Truth Projesi, hâlihazırda yürümekte olan InterPARES Trust Projesi çerçevesinde geliştirilen güvenli sistemler üzerinde yer alan belge ve arşiv kaynaklarının, doğrulanabilir kanıt niteliğini koruyarak depolanması ve erişimine dönük kamu kurumları, medya organları ve genel olarak halkı desteklemek üzere yoğunlaştırılmış çalışmalar yürütmeyi hedeflemektedir. Proje bir yandan vatandaşların kendilerine dokunan konularda doğru bilgiye erişmelerine olanak sağlamaya, diğer yandan belge, arşiv ve medya profesyonellerine tüm verilerin doğru bağlamsallaştırılmasına dönük rehberlik yapmaya yönelmektedir. Proje, medya ve genel olarak halk için en doğru, güvenilir, kanıt niteliği olan otantik kaynaklar olarak dijital belge ve arşivleri oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada sunulan verilerin önemli bir kısmı projenin uluslararası takımı tarafından sunulan InterPARES Truth Projesi önerisine dayanmaktadır.

  • Prof. Dr. Özgür Külcü

  • Prof. Dr. Özgür Külcü Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yüksek lisans çalışmasını 1997 tarihinde üniversitelerde belge yönetimi ve doktora çalışmasını 2005 tarihinde kalite yönetimi ve kalite sistem dokümantasyonu çerçevesinde organizasyonlarda bilgi sistemleri ve belge yönetimi konularında tamamlayan Dr. Külcü doktora sonrası araştırma projelerini 2006 tarihinde British Columbia Üniversitesi Kütüphane Bilgi Bilim ve Arşivcilik Okulu (UBC SLAIS), 2011 tarihinde North Carolina Üniversitesi Bilgi ve Kütüphanecilik Bilimi Okulu (UNC SILS) ve 2013 tarihinde California Üniversitesi Berkeley Bilgi Okulunda (UC Berkeley School of Information) yürütmüştür. Dr. Külcü elektronik ortamda belge yönetimi üzerine uluslararası InterPARES 3 Projesinde Türkiye Takımı Direktörlüğü, bilgi içerikli kültürel mirasın elektronik ortamda yönetimi üzerine AcessIT ve LoCloud adlı Avrupa Birliği projelerinde araştırmacı ve Türkiye Takımı Direktör Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Halihazırda bilgi sistemleri ve belge yönetiminde bulut tabanlı uygulamalar üzerine InterPARES Trust projesinin Türkiye Takımı Direktörlüğü görevini sürdürmektedir. Ulusal ve uluslararası indekslerde yayınları ve kitap çalışmaları bulunan Dr. Külcü, H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde bilgi sistemleri ve belge yönetimi üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora dersler vermekte ve lisansüstü tezleri yönetmektedir.

  • Yaratıcı Kütüphane Hizmetleri: Yaratıcı Mekânlar (Makerspace)

  • Kütüphane hizmetleri içerisinde yer alan ve makerspace olarak anılan yaratıcı mekânlar son yıllarda dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Bireylerin yaratıcı düşüncelerini ortaya koyabilmeleri adına kütüphaneler tarafından hizmete sunulan bu mekânlar işbirliği, paylaşma ve yaratıcılığı güdülemenin yanında kütüphanelerin gelecek misyonlarını da etkilemektedir. Üçüncü mekân olarak kütüphanelerin tartışılmaya başlandığı bugünlerde kütüphanelerde oluşturulan yaratıcı mekanların ortam ve işlevleri giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada yaratıcı mekanların ya da bir diğer deyişle yaratıcı mekânların kütüphane hizmetlerinde yer alma boyutu tartışılmakta ve bu konuda farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında, yaratıcılık, uygulamalı eğitim içerisinde yer alan STEM (science, technology, engineering, maths- bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) ve DIY (Do It Yourself- kendi kendine yap) yaklaşımlarına değinilerek yaratıcı mekânların kütüphanelerde yer alma nedenleri açıklanmıştır. Sonuç olarak kütüphaneler, eğitimi var eden en önemli bütünleyici parça; sosyal yaşamın gelişip sürdürülebilirliği için de vazgeçilmez bir güç kaynağıdırlar. Dolayısıyla, söz konusu bu mekânların günümüzde kütüphane hizmetleri içerisinde yapılandırılması önemli bir gerekliliktir.

  • Araş. Gör. Ayşenur Akbulut

  • Ayşenur Güneş, lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktora eğitimi süreci devam etmektedir. 2010-2011 yılları arasında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde uzman olarak görev yapmıştır. 2011 yılından bu yana da Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Okul kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri, gezici kütüphaneler, dezavantajlı kullanıcılar, yaratıcı mekanlar konularında çalışmaları bulunmaktadır.

  • Kütüphanelerde Oyunlaştırma: Örnekler ve Öneriler

  • Son yıllarda artan bir ilgi gören, oyun bileşenlerinin oyun dışı bağlamlara transferi olarak özetlenebilecek oyunlaştırma, farklı alanlarda farklı amaçlarla yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Kütüphaneler de, hizmetlerinin etkisini artırmak ve daha keyifli bir kütüphane deneyimi yaratabilmek adına bu yöntemi gündemlerine almışlardır. Bu çalışma, oyunlaştırma ve tasarımına ilişkin bilgi vermeyi, kütüphanelerde yürütülen oyunlaştırma çalışmalarını incelemeyi ve oyunlaştırmanın kütüphane bağlamında kullanımını zenginleştirmeye yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır. İncelenen çalışmalar ışığında kütüphanelerde oyunlaştırmanın oryantasyon, kullanımı artırma, öğrenme süreçlerini destekleme, paylaşımı artırma amaçlarıyla kullanıldığı belirlenmiştir. Ele alınan uygulamaların tasarımlarında rekabet, ödül, ilerleme ve statü mekaniklerine hizmet edecek şekilde, rozet, puan ve lider tablosu bileşenlerine yer verildiği görülmüştür. Çalışmada örneklerin incelenmesinin ardından, kütüphanelerin “3. Mekan”a dönüşümü ile tutarlı olacak şekilde, kütüphanelerde oyunlaştırma uygulamalarına ilişkin öneriler geliştirilmiştir.

  • Öğr. Gör. Dr. Turgay Baş

  • Dr. Turgay Baş 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Kısa bir süre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulda öğretmenlik yaptıktan sonra yine 2004 yılında mezun olduğu bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Dr. Baş yüksek lisans eğitimini 2004-2007 yıllarında, doktora eğitimini ise 2007-2013 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde tamamlamış ve ardından Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır.  Halen Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde görevine devam etmekte olan Dr. Baş, “Kullanıcı Arayüzü Tasarımı” “Öğrenme Yönetim Sistemi” “Bilgi Sistemleri Tasarımı”, “Yönetim Bilgi Sistemleri”, “Elektronik Yayıncılık” gibi dersler vermektedir.

    Bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, yeni nesil kütüphaneler, kütüphanelerde teknoloji kullanımı, kullanıcı davranışları, insan-bilgi sistemleri ve bilgi sistemleri gibi konular Dr. Baş’ın çalışma ve ilgi alanına girmektedir.

  • Yrd. Doç. Dr. Selay Arkün Kocadere

  • Lisans derecesini, tezsiz yüksek lisans derecesi ile beraber 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Matematik Eğitimi Bölümü’nden almıştır. 2004-2006 yılları arasında “Mobilsoft Mobil Bilgi ve İletişim Teknolojileri” ve “Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri” şirketlerinde öğretim teknoloğu olarak çalışmıştır. 2006 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Yüksek lisans eğitimini 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktora eğitimine aynı bölümde devam etmiş, 2011 yılında doktora derecesini almıştır. Halen Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde yardımcı doçent olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışma alanları arasında çevrimiçi öğrenme, eğitsel bilgisayar oyunları, oyunlaştırma, teknoloji destekli matematik öğretimi konuları yer almaktadır.

  • Yenilikçilik ve Yenilikçi Hizmet: Halk Kütüphaneleri Açısından Kavramsal Bir Yaklaşım

  • Günümüzde, kurumların varlıklarını korumaları ve güçlendirerek sürdürmelerinde yenilikçiliğin ve yenilikçi yaklaşımların stratejik bir araç olarak kullanılması son derece önemlidir. Bu bağlamda, geniş kullanıcı kitlelerine sahip halk kütüphaneleri, farklı kullanıcı gruplarına yönelik geliştirecekleri yenilikçi hizmetler aracılığıyla toplumda farkındalık yaratarak kullanıcılarının daha etkin, meraklı, daha yeniyi ve daha iyiyi talep eden bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacaktır. Çalışmada, özellikle belirli aşamalardan oluşan bir süreç olarak ele alınan yenilikçiliğe halk kütüphaneleri açısından kavramsal bir alt yapı oluşturularak, bu kurumlarda yenilikçi hizmet geliştirme yöntemleri hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca, yenilikçiliğin kurum kültürü açısından önemine de vurgu yapılmaktadır. Çalışma kapsamında betimleme yöntemi kullanılmıştır. Yenilikçilik kavramı literatüre bağlı olarak incelenmiş, bulgular nitel veriler doğrultusunda değerlendirilerek konu teorik bir yaklaşımla açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda, halk kütüphaneleri açısından yenilikçiliğin yeniye odaklı bir süreç olarak algılanması gerekiği ve bu bağlamda ortaya hizmet çıkarmanın dört farklı yönteminin olabileceği, her bir yöntemin birbirine karşı artı ve eksilerinin olduğu ve bu durumun kütüphanelerin sahip olduğu şartlara göre değiştiği anlaşılmıştır.

  • Araş. Gör. Erdinç Alaca

  • 2011 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Hindoloji Bölümü’nde birinci lisans, 2012 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde ikinci lisans, 2015 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans derecesi almıştır. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde doktora öğrenimine halen devam etmektedir.

    2013 yılından itibaren Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapmakta olan ALACA, özellikle halk kütüphaneleri ve okul kütüphaneleri alanlarında akademik çalışmalar gerçekleştirirken yenilikçilik, yenilikçilik kültürü, açık erişim, yeşil kütüphaneler ve mobbing konularına da ilgi duymaktadır.

  • Prof. Dr. Bülent Yılmaz

  • 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü bitirmiştir. Gazi Üniversitesi Kütüphanesi’nde uzman olarak çalışmıştır. Yüksek lisans ve doktorasını Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde tamamlamış, aynı Bölümde 1998 yılında Yrd. Doçent, 2000 yılında Doçent ve 2005 yılında profesör olmuştur. Ulusal ve Avrupa Birliği kapsamında uluslararası proje ve araştırmalar yürütmüştür. Çeşitli ülkelere bilimsel amaçlı ziyaretler gerçekleştirmiştir. 2006 yılından bu yana Halk Kütüphaneleri Bölge Seminerlerini düzenlemektedir. Bazı bilimsel dergilerin hakem kurulu üyesidir. Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkan Yardımcılığı ve Türk Kütüphaneciliği dergisi editörlüğü, Bilgi Dünyası dergisi editör yardımcılığı görevlerini yürütmüştür. Halen, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkanı ve öğretim üyesi olup, iletişim, mesleki etik, Anadolu uygarlıkları, bilgi toplumu, bilgi politikası, halk kütüphaneleri, okuma kültürü, dijitalleştirme ve bilginin düzenlenmesi konularında ders ve araştırmalarını sürdürmektedir.

  • Muharrem Yılmaz

  • 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Muharrem Yılmaz, 2005 – 2010 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı’nda danışman kütüphaneci olarak görev yaptı. 2010-2012 yılları arasında Avrupa Birliği Erasmus Mundus Bursiyeri olarak, Norveç-Estonya-Italya isbiliriginde yürütülen uluslararası digital kütüphanecilik (International Master in Digital Library Learning) programında yüksek lisans eğitimi aldı. 2014’ten 2017’ye kadar Oslo Üniversitesi Tıp Fakültesi Kütüphanesi’nde uzman kütüphaneci olarak görev yapan Yılmaz, 2009-2015 yılları arasında Bilgi Dünyası dergisinde (ÜNAK) editör yardımcılığı görevini yürüttü. Muharrem Yılmaz, Eylül 2017’den itibaren EBSCO Bilgi Hizmetleri sağlık veritabanları İskandinavya eğitim sorumlusu olarak görev yapmaktadır. 
  • Kullanıcı Merkezli Kütüphaneler İçin Kullanıcı Deneyimi (KD) Yöntemi

  • Kullanıcı deneyimi (KD), insan bilgisayar etkileşiminden hareketle, etnografik araştırma tekniklerini temel alarak uygulanan, tasarımcıların ve uygulama geliştiricilerin sıklıkla başvurduğu bir araştırma ve tasarım yöntemidir. KD yöntemi kullanıcı/ insan – ürün/hizmet etkileşimi çerçevesinde, kullanıcıların etkileşime geçtiği ürün veya hizmete dair bakış açısının, etkili bir şekilde değerlendirilip, tasarım düşüncesi ile ürün ve hizmet kalitesinin geliştirilmesi amacına hizmet eder. Bu çalışmada, KD yöntemi genel olarak tanıtılarak, yöntemin bileşenleri ele alınmaktadır. Çalışmada ayrıca, kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını ve kütüphaneden beklentilerini maksimum düzeyde karşılamak için, kütüphanenin fiziksel ve sanal alanlarının tasarlanmasında/ yeniden yapılandırmasında KD yönteminin sağlayacağı avantajlara yer verilmektedir.

  • Arşivlerde Erişim ve Standartlaşma: Türkiye İçin Öneri

  • Arşivcilik alanında önde gelen ülkelerde erişim, arşivlerin başarısının başlıca unsuru olarak görülmekte ve arşiv kullanıcılarının memnun edilmesinde önemli bir nokta olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle erişime yönelik olarak standartlar, rehberler, kılavuzlar vb. geliştirilmektedir. Çünkü arşiv malzemesine erişim için geliştirilecek her türlü araç arşiv malzemesinin korunmasını sağlamanın yanı sıra kullanımının da artmasını sağlayacaktır. ‘Arşivlerde Erişim ve Standartlaşma: Türkiye İçin Öneri’ başlıklı bu çalışmada öncelikli olarak arşivlerde erişim kavramı üzerinde durulmakta, yurtdışındaki erişim standartları ve rehberlerinden birkaçı detaylı bir şekilde incelenmektedir. Sonrasında ise ortaya konulan bilgiler ışığında T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün sunduğu hizmetlere yönelik uygulanabilecek bir erişim standardının genel çerçevesi çizilmektedir.

    Çalışmada erişim standartlarından en kapsamlıları olan İngiliz Ulusal Arşivler Konseyinin geliştirdiği ‘A Standard for Access for Archives’ ve Yeni Zelanda Arşivlerinin geliştirdiği ‘Continuum Create and Maintain/Access Standard’ başlıklı erişim standartları ile Uluslararası Arşivcilik Konseyinin oluşturduğu erişim rehberi temel alınmaktadır.

  • Elektronik Belgelerin Geleceği: Standartlaşmaya Yönelik Bir Model Olarak Üstveri

  • Belge yönetimde üstverinin oluşturulması standart tanımlama alanlarının kullanımıyla değil standart varlık modelinin kullanımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmadaki temel amaçlardan biri e-devlet üstveri modelinin oluşturulmasıdır. E-devlet üstveri modeli, kamu kurum ve kuruluşlarında üretilen elektronik belgelerin standart bir prosedürle nitelendirilmesini kapsayan bir yapıyı içerisinde barındırması olarak ifade edilebilir. Araştırmadaki bir diğer amaç; elektronik belgelerin uzun süreli arşivlenmesi ile ilgili gereksinimlerden biri olan üstveri kavramının elektronik belge yönetimi boyutuyla analiz edilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda çalışmada kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları üstveri ögelerinin neler olduğu incelenmiştir. Araştırmanın tasarımında nicel ve nitel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışma kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları üstverilerin neler olduğu ve bunu hangi yaklaşımla ürettikleri araştırılmıştır. Araştırma neticesinde edinilen ilk bulgular; belgelerde standart bir üstveri yaklaşımının olmadığı ve belgeler için üstverilerin isimlendirilmesinde sorunların yaşandığı yönünde olmuştur. Bu standart dışı yaklaşımlar belgelerin elektronik ortamda yaşam döngüsünü olumsuz yönde etkilediği gibi, belgelerin elektronik ortamda paylaşımı, dosyalanması, korunması, erişimi gibi konularda ileriki süreçlerde sorunlara da yol açabilecek niteliktedir. Elektronik ortamda yaşam döngüsüne başlamış olan belgelerin gelecekte nasıl erişileceği ve hangi yöntemlerle korunacağının belirlenebilmesi için belgelerin üretimine neden olan koşulların ve bu koşula bağlı unsurların ayrıntılı biçimde tanımlanması gerekmektedir. Elektronik belge yönetiminde üstveri, e-arşive açılan bir kapıdır. Bu araştırmadaki temel sorun olan üstverinin standart dışı kullanımı, sadece kamu kurum ve kuruluşları göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Ancak bu çalışma sonucunda ortaya çıkacak model bütün organizasyonlarda uygulamaya müsaittir. Araştırmaya yönelik bir başka sınırlılık araştırmaya tabi tutulan kurum ve kuruluşların verilerini paylaşmadaki isteksizlikleridir. Bu çalışmanın pratik çıktıları arasında EBYS’ler için standart bir üstveri setini ortaya çıkartmak, belge paylaşımı ve uzun süreli elektronik arşivleme ile ilgili üstverilerin misyonuna bağlı yol haritasını ortaya koymaktır. Bu çalışmadaki veriler e-devlet üstveri modelinin oluşturulması ve Türkiye için modellenmesi başlıklı doktora tezine dayandırılmıştır.

  • Nuh Mehmet Topkaraoğlu

  • Nuh Mehmet Topkaraoğlu 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden lisans derecesini almıştır. Atatürk Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde yüksek lisans eğitimine devam etmekte olan Topkaraoğlu 2017 yılında Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümünden ön lisans mezunu olmuştur. 2011 yılında mezuniyetinin ardından Bozok Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığına kütüphaneci olarak atanmış ve 4 yıl süre ile Yozgat’ta görev yapmıştır. Görevi süresince web, açık erişim kaynaklar, danışma hizmetleri ve kurum içi eğitimler üzerine çalışmalar yürütmüştür. Kamu hizmeti dışında Türk Kütüphaneciler Derneği Yozgat Şubesi kurucu üyesi ve başkanlığı görevlerini üstlenmiş ayrıca Eğitim-İş Yozgat İl Sekreteri olarak da hizmet vermiştir. 2015 yılında naklen Çukurova Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığına geçmiş ve halen bu kurumda katalog kütüphanecisi olarak hizmet vermektedir. Amatör olarak fotoğrafçılıkla da ilgilemekte olup 3 karma sergiye katılmıştır. GettyImages’de stok fotoğrafçılığı yapmakta ve Gaia Dergi bünyesinde yazıları yayımlanmaktadır. Bilgiye erişim, kataloglama ve danışma hizmetleri üzerine çalışan Topkaraoğlu evli ve bir çocuk babasıdır.

  • Kütüphane Binalarında Engelli Kullanıcılara Yönelik Tasarım İlkeleri

  • Kütüphanelerde görme ve işitme engelli kullanıcılara yönelik hizmetler özellikle son yıllarda önem kazanmakta, gelişen teknolojiler sayesinde de sürekli geliştirilmektedir. Kütüphane binasının da, bu hizmetlerden yararlanmak isteyen engellilerin kullanımına uygun bir şekilde tasarlanıp üretilmesi gerekir. Bunun için geliştirilmiş bazı mimari standartlar bulunmaktadır. Binanın bu standartlara uygun olarak oluşturulması durumundakullanımı sırasında engelli kullanıcıların gereksinimlerini karşılayabileceği düşüncesi, bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur.

    Çalışmanın amacı; kütüphane binası tasarlarken engelli kullanıcıların gereksinimlerinin doğru belirlenmesi, hangi uluslararası standartlara uyulması gerektiği ve üretim aşamasında da bunların uygulanması durumunda bu kullanıcıların bilgiye erişimindeki bina kaynaklı engellerin ortadan kaldırılması yönünde mimarlara ve kütüphanecilere yardımcı olmaktır. Çalışmanın kapsamı görme, işitme ve bedensel engelliler ile sınırlı tutulmuş, diğer  engellilik durumları kapsam dışı bırakılmıştır. 

    Bina, gereksinimler sonucu oluşturulan yapay bir kabuktur. Çalışmaya öncelikle insan haklarının da bir parçası olan bilgiye erişim hakkı vurgulanarak başlanacaktır. Daha sonra bina içinde ve dışında fiziksel erişime engel olan durumlar sırasıyla ele alınacaktır. Bu doğrultuda önce, kabuğun çevrelediği iç mekân ile kabuğu çevreleyen dış mekânın işlevselliği engelli kullanıcı gereksinimleri açısından irdelenecektir. Devamında ise, kütüphane binası kullanıcıları (binanın sürekli kullanıcıları olan kütüphane çalışanları ve geçici kullanıcıları olan dermenin kullanıcıları) tanımlanacak, sonra bunlar içerisindeki engelli kullanıcı grubunun özellikleri ortaya konulacaktır. Son olarak, kütüphane binası ile engelli kullanıcı arasındaki bağ vurgulanacaktır.

  • Yrd. Doç. Dr. Berrin Küçükcan

  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Kütüphanecilik ve Psikoloji, Anadolu Üniversitesi’nde de İşletme alanlarında lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almıştır.
    Çalışma hayatına 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği bölümünde uzman olarak başlamış, 1993 yılında “Kütüphanelerarası Bilgisayar Ağları”  başlıklı teziyle tamamladığı yüksek lisans eğitiminin ardından aynı üniversitenin Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı’nda görevlendirilmiştir. 1999-2014 yılları arasında Koç Üniversitesi Kütüphanesi’nde yönetici ve akademisyen olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Mimarlık Bölümü’nde verilen bazı yüksek lisans derslerine misafir öğrenci olarak devam etmiş olup, yaklaşık 18 yıldır kütüphane binaları ile ilgili konularda çalışmalar yapmaktadır. “Üniversitelerde Kütüphane Binaları Kullanım Verimliliğinin Yapı Biyolojisi  Açısından incelenmesi” başlıklı doktora tezi kitap olarak da basılmıştır.
    Engelli kullanıcılar açısından kütüphane binaları, afet planlama, yeşil kütüphane vb. konularda Türkçe ve İngilizce yayınları bulunmakta olup, matbaanın tarihi, nadir eserler ve psikolojik taciz (mobbing) ile ilgili konularda da basılmış eserleri vardır.
    Halen Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda Yardımcı Doçent Doktor olarak görev yapmaktadır.

  • Doç. Dr. Alpaslan Hamdi Kuzucuoğlu

  • Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konut ve Deprem Programında tamamladı.  İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü, Koruma Yenileme ve Restorasyon Bilim Dalında Doktor ünvanını “İstanbul Beylerbeyi Sarayında Risk Analizleri ve Koruyucu Tedbir Önerileri” teziyle aldı. Atatürk Üniversitesi, Bilgi Yönetimi programını da tamamlayan Kuzucuoğlu, 2017 yılında Bilgi ve Belge Yönetimi Bilim Dalında Doçent ünvanını aldı.

    Kent içi tüm alanlar ile işyerlerinde özellikle “Bilgi ve Kültür Merkezleri” olan kültür mirasının bulunduğu Kütüphane, Arşiv ve Müze (KAM) yapılarındaki afet ve acil durum risklerinin azaltılması ve kültür mirasının “Önleyici Koruma” kapsamında proaktif şekilde korunmasına yönelik pek çok ulusal ve uluslararası etkinliğe katılmakta olup, konu ile ilgili lisans ve lisansüstü düzeyinde dersler vermektedir.

    Bir fert olarak; risk azaltma çalışmalarının ülkemiz ve dünya ölçeğinde üzerinde durulması ve pek çok disiplinin organize olarak birlikte çalışması gerekliliğine inanmaktadır.

  • Prof. Dr. Bülent Yılmaz

  • 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü’nü bitirmiştir. Gazi Üniversitesi Kütüphanesi’nde uzman olarak çalışmıştır. Yüksek lisans ve doktorasını Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde tamamlamış, aynı Bölümde 1998 yılında Yrd. Doçent, 2000 yılında Doçent ve 2005 yılında profesör olmuştur. Ulusal ve Avrupa Birliği kapsamında uluslararası proje ve araştırmalar yürütmüştür. Çeşitli ülkelere bilimsel amaçlı ziyaretler gerçekleştirmiştir. 2006 yılından bu yana Halk Kütüphaneleri Bölge Seminerlerini düzenlemektedir. Bazı bilimsel dergilerin hakem kurulu üyesidir. Türk Kütüphaneciler Derneği Genel Başkan Yardımcılığı ve Türk Kütüphaneciliği dergisi editörlüğü, Bilgi Dünyası dergisi editör yardımcılığı görevlerini yürütmüştür. Halen, Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü Başkanı ve öğretim üyesi olup, iletişim, mesleki etik, Anadolu uygarlıkları, bilgi toplumu, bilgi politikası, halk kütüphaneleri, okuma kültürü, dijitalleştirme ve bilginin düzenlenmesi konularında ders ve araştırmalarını sürdürmektedir.

  • Yrd. Doç. Dr. Güler Demir

  • Güler Demir, lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümü, yüksek lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Radyo-TV Bölümü, doktora eğitimini ise İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde yapmıştır.  2001-2008 yılları arasında Yıldız Teknik Üniversitesi Kütüphanesi’nde Daire Başkanı olarak çalışmış olup 2012 yılından bu yana da Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Araştırma kütüphaneleri, çok kültürlülük, bilgi hizmetleri, medya ve iletişim, mesleki İngilizce gibi konularda dersler vermekte, ceza infaz kurumu kütüphaneleri, çok kültürlü kütüphane hizmetleri ve çeşitli konularda yayınları bulunmaktadır.  IFLA (Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kuruluşları Federasyonu) tarafından yayınlanan tutuklu ve hükümlüler, hasta, yaşlı ve engelliler vb. dezavantajlı/özel kullanıcı gruplarına yönelik hizmet standartları kılavuzları başta gelmek üzere Türkçe çeviri yayınları vardır. 2013 yılından bu yana İstanbul’da bulunan Güncel Posta adlı yerel gazetenin gönüllü dış haberler sorumluluğu ve köşe yazarlığını da yürütmektedir.

  • Araş. Gör. Ayşenur Akbulut

  • Ayşenur Güneş, lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü, yüksek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktora eğitimi süreci devam etmektedir. 2010-2011 yılları arasında Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde uzman olarak görev yapmıştır. 2011 yılından bu yana da Kastamonu Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde araştırma görevlisi olarak çalışmaktadır. Okul kütüphaneleri, çocuk kütüphaneleri, gezici kütüphaneler, dezavantajlı kullanıcılar, yaratıcı mekanlar konularında çalışmaları bulunmaktadır.

  • Yrd. Doç. Dr. Berrin Küçükcan

  • İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Kütüphanecilik ve Psikoloji, Anadolu Üniversitesi’nde de İşletme alanlarında lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimi almıştır.
    Çalışma hayatına 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Mühendisliği bölümünde uzman olarak başlamış, 1993 yılında “Kütüphanelerarası Bilgisayar Ağları”  başlıklı teziyle tamamladığı yüksek lisans eğitiminin ardından aynı üniversitenin Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı’nda görevlendirilmiştir. 1999-2014 yılları arasında Koç Üniversitesi Kütüphanesi’nde yönetici ve akademisyen olarak çalışmalarını sürdürmüştür. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin Mimarlık Bölümü’nde verilen bazı yüksek lisans derslerine misafir öğrenci olarak devam etmiş olup, yaklaşık 18 yıldır kütüphane binaları ile ilgili konularda çalışmalar yapmaktadır. “Üniversitelerde Kütüphane Binaları Kullanım Verimliliğinin Yapı Biyolojisi  Açısından incelenmesi” başlıklı doktora tezi kitap olarak da basılmıştır.
    Engelli kullanıcılar açısından kütüphane binaları, afet planlama, yeşil kütüphane vb. konularda Türkçe ve İngilizce yayınları bulunmakta olup, matbaanın tarihi, nadir eserler ve psikolojik taciz (mobbing) ile ilgili konularda da basılmış eserleri vardır.
    Halen Ataşehir Adıgüzel Meslek Yüksekokulu’nda Yardımcı Doçent Doktor olarak görev yapmaktadır.

  • Muharrem Yılmaz

  • 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Kütüphanecilik Bölümünde lisans eğitimini tamamlayan Muharrem Yılmaz, 2005 – 2010 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Dairesi Başkanlığı’nda danışman kütüphaneci olarak görev yaptı. 2010-2012 yılları arasında Avrupa Birliği Erasmus Mundus Bursiyeri olarak, Norveç-Estonya-Italya isbiliriginde yürütülen uluslararası digital kütüphanecilik (International Master in Digital Library Learning) programında yüksek lisans eğitimi aldı. 2014’ten 2017’ye kadar Oslo Üniversitesi Tıp Fakültesi Kütüphanesi’nde uzman kütüphaneci olarak görev yapan Yılmaz, 2009-2015 yılları arasında Bilgi Dünyası dergisinde (ÜNAK) editör yardımcılığı görevini yürüttü. Muharrem Yılmaz, Eylül 2017’den itibaren EBSCO Bilgi Hizmetleri sağlık veritabanları İskandinavya eğitim sorumlusu olarak görev yapmaktadır. 
  • Doç. Dr. Alpaslan Hamdi Kuzucuoğlu

  • Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konut ve Deprem Programında tamamladı.  İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü, Koruma Yenileme ve Restorasyon Bilim Dalında Doktor ünvanını “İstanbul Beylerbeyi Sarayında Risk Analizleri ve Koruyucu Tedbir Önerileri” teziyle aldı. Atatürk Üniversitesi, Bilgi Yönetimi programını da tamamlayan Kuzucuoğlu, 2017 yılında Bilgi ve Belge Yönetimi Bilim Dalında Doçent ünvanını aldı.

    Kent içi tüm alanlar ile işyerlerinde özellikle “Bilgi ve Kültür Merkezleri” olan kültür mirasının bulunduğu Kütüphane, Arşiv ve Müze (KAM) yapılarındaki afet ve acil durum risklerinin azaltılması ve kültür mirasının “Önleyici Koruma” kapsamında proaktif şekilde korunmasına yönelik pek çok ulusal ve uluslararası etkinliğe katılmakta olup, konu ile ilgili lisans ve lisansüstü düzeyinde dersler vermektedir.

    Bir fert olarak; risk azaltma çalışmalarının ülkemiz ve dünya ölçeğinde üzerinde durulması ve pek çok disiplinin organize olarak birlikte çalışması gerekliliğine inanmaktadır.

  • Selda Ekici

  • Ankara Üniversitesi DTCF Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden 1997 yılında lisans derecesini almıştır. Yüksek lisans çalışmasını, 2014 yılında “Ankara’da Bulunan Anaokullarının Okuma Alışkanlığına Hazırlık Uygulamaları Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı tez çalışması ile Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde tamamlamıştır. Şu anda aynı bölümde doktora çalışmalarına devam eden Selda Ekici, 1998-2006 yılları arasında TED Ankara Koleji Kütüphanelerinde görev yapmıştır. 2007 yılından itibaren ODTÜ Kütüphanesinde görev yapmaya başlayan Selda Ekici’nin çalışma alanları; basılı ve elektronik kaynak yönetimi, bilgi okuryazarlığı, çocuk gelişimi ve okuma alışkanlığı ile yeni medyadır.

  • Nuh Mehmet Topkaraoğlu

  • Nuh Mehmet Topkaraoğlu 2011 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünden lisans derecesini almıştır. Atatürk Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde yüksek lisans eğitimine devam etmekte olan Topkaraoğlu 2017 yılında Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümünden ön lisans mezunu olmuştur. 2011 yılında mezuniyetinin ardından Bozok Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığına kütüphaneci olarak atanmış ve 4 yıl süre ile Yozgat’ta görev yapmıştır. Görevi süresince web, açık erişim kaynaklar, danışma hizmetleri ve kurum içi eğitimler üzerine çalışmalar yürütmüştür. Kamu hizmeti dışında Türk Kütüphaneciler Derneği Yozgat Şubesi kurucu üyesi ve başkanlığı görevlerini üstlenmiş ayrıca Eğitim-İş Yozgat İl Sekreteri olarak da hizmet vermiştir. 2015 yılında naklen Çukurova Üniversitesi Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığına geçmiş ve halen bu kurumda katalog kütüphanecisi olarak hizmet vermektedir. Amatör olarak fotoğrafçılıkla da ilgilemekte olup 3 karma sergiye katılmıştır. GettyImages’de stok fotoğrafçılığı yapmakta ve Gaia Dergi bünyesinde yazıları yayımlanmaktadır. Bilgiye erişim, kataloglama ve danışma hizmetleri üzerine çalışan Topkaraoğlu evli ve bir çocuk babasıdır.

  • Araş. Gör. Erdinç Alaca

  • 2011 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Hindoloji Bölümü’nde birinci lisans, 2012 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde ikinci lisans, 2015 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans derecesi almıştır. Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde doktora öğrenimine halen devam etmektedir.

    2013 yılından itibaren Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapmakta olan ALACA, özellikle halk kütüphaneleri ve okul kütüphaneleri alanlarında akademik çalışmalar gerçekleştirirken yenilikçilik, yenilikçilik kültürü, açık erişim, yeşil kütüphaneler ve mobbing konularına da ilgi duymaktadır.

  • Yrd. Doç. Dr. Selay Arkün Kocadere

  • Lisans derecesini, tezsiz yüksek lisans derecesi ile beraber 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Matematik Eğitimi Bölümü’nden almıştır. 2004-2006 yılları arasında “Mobilsoft Mobil Bilgi ve İletişim Teknolojileri” ve “Sebit Eğitim ve Bilgi Teknolojileri” şirketlerinde öğretim teknoloğu olarak çalışmıştır. 2006 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır. Yüksek lisans eğitimini 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde tamamlamıştır. Doktora eğitimine aynı bölümde devam etmiş, 2011 yılında doktora derecesini almıştır. Halen Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nde yardımcı doçent olarak çalışmalarını sürdürmektedir. Çalışma alanları arasında çevrimiçi öğrenme, eğitsel bilgisayar oyunları, oyunlaştırma, teknoloji destekli matematik öğretimi konuları yer almaktadır.

  • Öğr. Gör. Dr. Turgay Baş

  • Dr. Turgay Baş 2004 yılında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde lisans eğitimini tamamladı. Kısa bir süre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulda öğretmenlik yaptıktan sonra yine 2004 yılında mezun olduğu bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. Dr. Baş yüksek lisans eğitimini 2004-2007 yıllarında, doktora eğitimini ise 2007-2013 yıllarında Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümünde tamamlamış ve ardından Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlamıştır.  Halen Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde görevine devam etmekte olan Dr. Baş, “Kullanıcı Arayüzü Tasarımı” “Öğrenme Yönetim Sistemi” “Bilgi Sistemleri Tasarımı”, “Yönetim Bilgi Sistemleri”, “Elektronik Yayıncılık” gibi dersler vermektedir.

    Bilgi okuryazarlığı, dijital okuryazarlık, yeni nesil kütüphaneler, kütüphanelerde teknoloji kullanımı, kullanıcı davranışları, insan-bilgi sistemleri ve bilgi sistemleri gibi konular Dr. Baş’ın çalışma ve ilgi alanına girmektedir.

  • Prof. Dr. Özgür Külcü

  • Prof. Dr. Özgür Külcü Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. Yüksek lisans çalışmasını 1997 tarihinde üniversitelerde belge yönetimi ve doktora çalışmasını 2005 tarihinde kalite yönetimi ve kalite sistem dokümantasyonu çerçevesinde organizasyonlarda bilgi sistemleri ve belge yönetimi konularında tamamlayan Dr. Külcü doktora sonrası araştırma projelerini 2006 tarihinde British Columbia Üniversitesi Kütüphane Bilgi Bilim ve Arşivcilik Okulu (UBC SLAIS), 2011 tarihinde North Carolina Üniversitesi Bilgi ve Kütüphanecilik Bilimi Okulu (UNC SILS) ve 2013 tarihinde California Üniversitesi Berkeley Bilgi Okulunda (UC Berkeley School of Information) yürütmüştür. Dr. Külcü elektronik ortamda belge yönetimi üzerine uluslararası InterPARES 3 Projesinde Türkiye Takımı Direktörlüğü, bilgi içerikli kültürel mirasın elektronik ortamda yönetimi üzerine AcessIT ve LoCloud adlı Avrupa Birliği projelerinde araştırmacı ve Türkiye Takımı Direktör Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Halihazırda bilgi sistemleri ve belge yönetiminde bulut tabanlı uygulamalar üzerine InterPARES Trust projesinin Türkiye Takımı Direktörlüğü görevini sürdürmektedir. Ulusal ve uluslararası indekslerde yayınları ve kitap çalışmaları bulunan Dr. Külcü, H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümünde bilgi sistemleri ve belge yönetimi üzerine lisans, yüksek lisans ve doktora dersler vermekte ve lisansüstü tezleri yönetmektedir.

  • Bilgi Merkezlerinde Dezavantajlı Gruplardan Engellilere Yönelik Acil Durum Planlaması

  • Acil durum/afetler karşısında engelliler, yaşlılar, çocuklar, hamileler ve göçmenler gibi toplumun farklı katmanlarını oluşturan toplumsal koruma ve hizmete gereksinim duyan sosyal gruplar olan dezavantaj gruplarına yönelik planlama ve tasarım çalışmaları önem kazanmaktadır. Bu gruplar aniden gelişen acil durumlar karşısında savunmasız konumdadır; diğer bir değişle hasar görebilir / zarar görebilir durumdadır. Bu kırılgan yapılarıyla olası bir acil durumda hızlı bir şekilde müdahale kapasitelerine sahip değildirler. İnsanların yoğun şekilde bulundukları bilgi merkezlerinde olası bir acil durum anında hızlı bir şekilde tahliyeyi sağlayacak tedbirler alınmalıdır. Bunun için iletişim ve kolay tahliyeye imkan verecek tasarımlara dikkat edilmelidir. Söz konusu grupların ve özellikle çalışma kapsamında vurgulanan engelli bireylerin bulundukları bölgelerden hızlı bir şekilde güvenli bölgelere erişimlerinin sağlanması için gerekli tedbirler alınmalıdır. Bu sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi, önceden hazırlanacak acil durum planları dâhilinde yapılacak senaryo ve tatbikat çalışmaları ile tahliye alanlarının belirlenmesi ile gerçekleşecektir. Engelli bireyler güvenli tahliye alanlarına ulaşsalar dahi, engelleri ya da hastalıkları ile ilgili tekerlekli sandalye, tıbbi malzeme, tıbbi cihazlar, ilaç ve sürekli bakım hizmetlerine ihtiyaç duyabilirler. Yine aile ve yakınları ile iletişim de önemlidir. Bir acil durumun hemen ardından, ulusal düzeyde pek çok farklı kamu ve özel kuruluşun destek vermek amacıyla acil durumdan etkilenen bölgelere geldikleri de görülmektedir. Bu esnada farklı kuruluşların birbirleriyle koordinasyonu da önemlidir. Etki alanındaki tüm bölgelere yönelik etkin ve zamanında sağlanacak iletişim, zincirleme gelişebilecek pek çok riski de bertaraf edecektir. Acil durum öncesindeki “risk iletişimi”, sonrasındaki “acil durum iletişimi” bilgi merkezlerinde bulunabilecek risk gruplarını da içermelidir. Ancak bunun için öncelikli olarak bilgi merkezlerinin olası bir acil durum ve afete müdahale edebilmesi için mücadele kapasitesini geliştirmesi gerekir. Bunun için engelli kullanıcılar, personel kaynağı, ekipman kaynağı ve fiziksel koşullar da değerlendirilmelidir. Bunun için basit ve etkin bir metot olan kontrol formlar, hazırlık sürecinde hazırlanarak uygulanabilir. Çalışmada, bilgi merkezlerini kullanan engellilerin acil durum ve afetlerde güvenle tahliye edilerek sağlık ve güvenliklerinin korunması için bilgi merkezlerinde çalışanlarının yapması gerekenlere ışık tutulması amaçlanmıştır.

  • Kütüphane Binalarında Engelli Kullanıcılara Yönelik Tasarım İlkeleri

  • Kütüphanelerde görme ve işitme engelli kullanıcılara yönelik hizmetler özellikle son yıllarda önem kazanmakta, gelişen teknolojiler sayesinde de sürekli geliştirilmektedir. Kütüphane binasının da, bu hizmetlerden yararlanmak isteyen engellilerin kullanımına uygun bir şekilde tasarlanıp üretilmesi gerekir. Bunun için geliştirilmiş bazı mimari standartlar bulunmaktadır. Binanın bu standartlara uygun olarak oluşturulması durumundakullanımı sırasında engelli kullanıcıların gereksinimlerini karşılayabileceği düşüncesi, bu çalışmanın çıkış noktası olmuştur.

    Çalışmanın amacı; kütüphane binası tasarlarken engelli kullanıcıların gereksinimlerinin doğru belirlenmesi, hangi uluslararası standartlara uyulması gerektiği ve üretim aşamasında da bunların uygulanması durumunda bu kullanıcıların bilgiye erişimindeki bina kaynaklı engellerin ortadan kaldırılması yönünde mimarlara ve kütüphanecilere yardımcı olmaktır. Çalışmanın kapsamı görme, işitme ve bedensel engelliler ile sınırlı tutulmuş, diğer  engellilik durumları kapsam dışı bırakılmıştır. 

    Bina, gereksinimler sonucu oluşturulan yapay bir kabuktur. Çalışmaya öncelikle insan haklarının da bir parçası olan bilgiye erişim hakkı vurgulanarak başlanacaktır. Daha sonra bina içinde ve dışında fiziksel erişime engel olan durumlar sırasıyla ele alınacaktır. Bu doğrultuda önce, kabuğun çevrelediği iç mekân ile kabuğu çevreleyen dış mekânın işlevselliği engelli kullanıcı gereksinimleri açısından irdelenecektir. Devamında ise, kütüphane binası kullanıcıları (binanın sürekli kullanıcıları olan kütüphane çalışanları ve geçici kullanıcıları olan dermenin kullanıcıları) tanımlanacak, sonra bunlar içerisindeki engelli kullanıcı grubunun özellikleri ortaya konulacaktır. Son olarak, kütüphane binası ile engelli kullanıcı arasındaki bağ vurgulanacaktır.

  • Fotoğrafçılık ve Kataloglamanın Gelişimi: Öğe Olarak Dijital Fotoğraf ve Dijital Fotoğrafların Bilgi Merkezlerindeki Yeri

  • Fotoğraf tarihinde bir dönüm noktası olan kalotipin (Calotype) icadı ile fotoğraf çoğaltılabilen bir materyale dönüşmüştür. Özellikle fotoğraf makinelerinin gelişimi ile artan basılı fotoğraf sayısı bu basılı materyallerin ve negatiflerinin saklanıp korunması gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Fotoğrafın belge olma niteliği korunmasını da gerekli hale getirmektedir. Dijital teknolojilerin ilerlemesi ve dijital fotoğrafın ortaya çıkışı ile fotoğrafın bulunduğu ve taşındığı ortamlar da çeşitlenmiştir. Bu şartlar altında tarihi bir belge olarak arşivlenen fotoğrafların tanımlanması ve kataloglanması da gerekli hale gelmiştir. Öte yandan ucuzlayan teknoloji ile birlikte dijital içeriğin inanılmaz artışı dijital fotoğrafların arşivlenmesi kataloglanması ve erişimine yönelik yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu noktada birçok standart devşirilmeye çalışılmışsa da sadece dijital fotoğraflara yönelik standartlaşma sağlanamamıştır. Bu çerçevede çalışmanın amacı, dijital öğe olarak fotoğrafı daha iyi tanımlayabilmek, bilgi merkezlerinin dijitalleştiği bilgi çağında dijital öğe olarak fotoğrafında ‘raflardaki’ yerini almasına katkı sağlamaktır. Çalışmada fotoğrafın ve kataloglamanın dünü bugünü ve yarınına değinilmekte, tarihsel olarak fotoğrafın yeri ve önemi irdelenerek bilgi merkezleriyle olan ilişkisi incelenmektedir. Bunun yanı sıra fotoğrafın tarihsel süreçlere etkisi ve oynadığı rollerden hareketle dijital fotoğrafın tanımlanmasına yönelik gelişmelere değinilmektedir.

  • Elektronik Belgelerin Geleceği: Standartlaşmaya Yönelik Bir Model Olarak Üstveri

  • Belge yönetimde üstverinin oluşturulması standart tanımlama alanlarının kullanımıyla değil standart varlık modelinin kullanımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu araştırmadaki temel amaçlardan biri e-devlet üstveri modelinin oluşturulmasıdır. E-devlet üstveri modeli, kamu kurum ve kuruluşlarında üretilen elektronik belgelerin standart bir prosedürle nitelendirilmesini kapsayan bir yapıyı içerisinde barındırması olarak ifade edilebilir. Araştırmadaki bir diğer amaç; elektronik belgelerin uzun süreli arşivlenmesi ile ilgili gereksinimlerden biri olan üstveri kavramının elektronik belge yönetimi boyutuyla analiz edilmesidir. Bu amaçlar doğrultusunda çalışmada kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları üstveri ögelerinin neler olduğu incelenmiştir. Araştırmanın tasarımında nicel ve nitel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Çalışma kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının kullandıkları üstverilerin neler olduğu ve bunu hangi yaklaşımla ürettikleri araştırılmıştır. Araştırma neticesinde edinilen ilk bulgular; belgelerde standart bir üstveri yaklaşımının olmadığı ve belgeler için üstverilerin isimlendirilmesinde sorunların yaşandığı yönünde olmuştur. Bu standart dışı yaklaşımlar belgelerin elektronik ortamda yaşam döngüsünü olumsuz yönde etkilediği gibi, belgelerin elektronik ortamda paylaşımı, dosyalanması, korunması, erişimi gibi konularda ileriki süreçlerde sorunlara da yol açabilecek niteliktedir. Elektronik ortamda yaşam döngüsüne başlamış olan belgelerin gelecekte nasıl erişileceği ve hangi yöntemlerle korunacağının belirlenebilmesi için belgelerin üretimine neden olan koşulların ve bu koşula bağlı unsurların ayrıntılı biçimde tanımlanması gerekmektedir. Elektronik belge yönetiminde üstveri, e-arşive açılan bir kapıdır. Bu araştırmadaki temel sorun olan üstverinin standart dışı kullanımı, sadece kamu kurum ve kuruluşları göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Ancak bu çalışma sonucunda ortaya çıkacak model bütün organizasyonlarda uygulamaya müsaittir. Araştırmaya yönelik bir başka sınırlılık araştırmaya tabi tutulan kurum ve kuruluşların verilerini paylaşmadaki isteksizlikleridir. Bu çalışmanın pratik çıktıları arasında EBYS’ler için standart bir üstveri setini ortaya çıkartmak, belge paylaşımı ve uzun süreli elektronik arşivleme ile ilgili üstverilerin misyonuna bağlı yol haritasını ortaya koymaktır. Bu çalışmadaki veriler e-devlet üstveri modelinin oluşturulması ve Türkiye için modellenmesi başlıklı doktora tezine dayandırılmıştır.

  • Arşivlerde Erişim ve Standartlaşma: Türkiye İçin Öneri

  • Arşivcilik alanında önde gelen ülkelerde erişim, arşivlerin başarısının başlıca unsuru olarak görülmekte ve arşiv kullanıcılarının memnun edilmesinde önemli bir nokta olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle erişime yönelik olarak standartlar, rehberler, kılavuzlar vb. geliştirilmektedir. Çünkü arşiv malzemesine erişim için geliştirilecek her türlü araç arşiv malzemesinin korunmasını sağlamanın yanı sıra kullanımının da artmasını sağlayacaktır. ‘Arşivlerde Erişim ve Standartlaşma: Türkiye İçin Öneri’ başlıklı bu çalışmada öncelikli olarak arşivlerde erişim kavramı üzerinde durulmakta, yurtdışındaki erişim standartları ve rehberlerinden birkaçı detaylı bir şekilde incelenmektedir. Sonrasında ise ortaya konulan bilgiler ışığında T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünün sunduğu hizmetlere yönelik uygulanabilecek bir erişim standardının genel çerçevesi çizilmektedir.

    Çalışmada erişim standartlarından en kapsamlıları olan İngiliz Ulusal Arşivler Konseyinin geliştirdiği ‘A Standard for Access for Archives’ ve Yeni Zelanda Arşivlerinin geliştirdiği ‘Continuum Create and Maintain/Access Standard’ başlıklı erişim standartları ile Uluslararası Arşivcilik Konseyinin oluşturduğu erişim rehberi temel alınmaktadır.

  • Kullanıcı Merkezli Kütüphaneler İçin Kullanıcı Deneyimi (KD) Yöntemi

  • Kullanıcı deneyimi (KD), insan bilgisayar etkileşiminden hareketle, etnografik araştırma tekniklerini temel alarak uygulanan, tasarımcıların ve uygulama geliştiricilerin sıklıkla başvurduğu bir araştırma ve tasarım yöntemidir. KD yöntemi kullanıcı/ insan – ürün/hizmet etkileşimi çerçevesinde, kullanıcıların etkileşime geçtiği ürün veya hizmete dair bakış açısının, etkili bir şekilde değerlendirilip, tasarım düşüncesi ile ürün ve hizmet kalitesinin geliştirilmesi amacına hizmet eder. Bu çalışmada, KD yöntemi genel olarak tanıtılarak, yöntemin bileşenleri ele alınmaktadır. Çalışmada ayrıca, kullanıcıların bilgi ihtiyaçlarını ve kütüphaneden beklentilerini maksimum düzeyde karşılamak için, kütüphanenin fiziksel ve sanal alanlarının tasarlanmasında/ yeniden yapılandırmasında KD yönteminin sağlayacağı avantajlara yer verilmektedir.

  • Yenilikçilik ve Yenilikçi Hizmet: Halk Kütüphaneleri Açısından Kavramsal Bir Yaklaşım

  • Günümüzde, kurumların varlıklarını korumaları ve güçlendirerek sürdürmelerinde yenilikçiliğin ve yenilikçi yaklaşımların stratejik bir araç olarak kullanılması son derece önemlidir. Bu bağlamda, geniş kullanıcı kitlelerine sahip halk kütüphaneleri, farklı kullanıcı gruplarına yönelik geliştirecekleri yenilikçi hizmetler aracılığıyla toplumda farkındalık yaratarak kullanıcılarının daha etkin, meraklı, daha yeniyi ve daha iyiyi talep eden bireyler olarak yetişmesine katkı sağlayacaktır. Çalışmada, özellikle belirli aşamalardan oluşan bir süreç olarak ele alınan yenilikçiliğe halk kütüphaneleri açısından kavramsal bir alt yapı oluşturularak, bu kurumlarda yenilikçi hizmet geliştirme yöntemleri hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca, yenilikçiliğin kurum kültürü açısından önemine de vurgu yapılmaktadır. Çalışma kapsamında betimleme yöntemi kullanılmıştır. Yenilikçilik kavramı literatüre bağlı olarak incelenmiş, bulgular nitel veriler doğrultusunda değerlendirilerek konu teorik bir yaklaşımla açıklanmıştır. Çalışmanın sonucunda, halk kütüphaneleri açısından yenilikçiliğin yeniye odaklı bir süreç olarak algılanması gerekiği ve bu bağlamda ortaya hizmet çıkarmanın dört farklı yönteminin olabileceği, her bir yöntemin birbirine karşı artı ve eksilerinin olduğu ve bu durumun kütüphanelerin sahip olduğu şartlara göre değiştiği anlaşılmıştır.

  • Kütüphanelerde Oyunlaştırma: Örnekler ve Öneriler

  • Son yıllarda artan bir ilgi gören, oyun bileşenlerinin oyun dışı bağlamlara transferi olarak özetlenebilecek oyunlaştırma, farklı alanlarda farklı amaçlarla yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Kütüphaneler de, hizmetlerinin etkisini artırmak ve daha keyifli bir kütüphane deneyimi yaratabilmek adına bu yöntemi gündemlerine almışlardır. Bu çalışma, oyunlaştırma ve tasarımına ilişkin bilgi vermeyi, kütüphanelerde yürütülen oyunlaştırma çalışmalarını incelemeyi ve oyunlaştırmanın kütüphane bağlamında kullanımını zenginleştirmeye yönelik öneriler sunmayı amaçlamaktadır. İncelenen çalışmalar ışığında kütüphanelerde oyunlaştırmanın oryantasyon, kullanımı artırma, öğrenme süreçlerini destekleme, paylaşımı artırma amaçlarıyla kullanıldığı belirlenmiştir. Ele alınan uygulamaların tasarımlarında rekabet, ödül, ilerleme ve statü mekaniklerine hizmet edecek şekilde, rozet, puan ve lider tablosu bileşenlerine yer verildiği görülmüştür. Çalışmada örneklerin incelenmesinin ardından, kütüphanelerin “3. Mekan”a dönüşümü ile tutarlı olacak şekilde, kütüphanelerde oyunlaştırma uygulamalarına ilişkin öneriler geliştirilmiştir.

  • Yaratıcı Kütüphane Hizmetleri: Yaratıcı Mekânlar (Makerspace)

  • Kütüphane hizmetleri içerisinde yer alan ve makerspace olarak anılan yaratıcı mekânlar son yıllarda dünyada hızla yaygınlaşmaktadır. Bireylerin yaratıcı düşüncelerini ortaya koyabilmeleri adına kütüphaneler tarafından hizmete sunulan bu mekânlar işbirliği, paylaşma ve yaratıcılığı güdülemenin yanında kütüphanelerin gelecek misyonlarını da etkilemektedir. Üçüncü mekân olarak kütüphanelerin tartışılmaya başlandığı bugünlerde kütüphanelerde oluşturulan yaratıcı mekanların ortam ve işlevleri giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada yaratıcı mekanların ya da bir diğer deyişle yaratıcı mekânların kütüphane hizmetlerinde yer alma boyutu tartışılmakta ve bu konuda farkındalık yaratılması amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında, yaratıcılık, uygulamalı eğitim içerisinde yer alan STEM (science, technology, engineering, maths- bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik) ve DIY (Do It Yourself- kendi kendine yap) yaklaşımlarına değinilerek yaratıcı mekânların kütüphanelerde yer alma nedenleri açıklanmıştır. Sonuç olarak kütüphaneler, eğitimi var eden en önemli bütünleyici parça; sosyal yaşamın gelişip sürdürülebilirliği için de vazgeçilmez bir güç kaynağıdırlar. Dolayısıyla, söz konusu bu mekânların günümüzde kütüphane hizmetleri içerisinde yapılandırılması önemli bir gerekliliktir.

  • Kimin Doğrusu? Gerçek Ötesi ve Yanlış Bilgiler Dünyasında Kanıt Olarak Dijital Belgeler ve Arşivlere Yönelik InterPARES Truth Projesi

  • Kimin doğrusu? Gerçek ötesi (post-truth) ve yanlış bilgiler (misinformation) dünyasında kanıt olarak dijital belgeler ve arşivlere yönelik InterPARES Truth Projesi, hâlihazırda yürümekte olan InterPARES Trust Projesi çerçevesinde geliştirilen güvenli sistemler üzerinde yer alan belge ve arşiv kaynaklarının, doğrulanabilir kanıt niteliğini koruyarak depolanması ve erişimine dönük kamu kurumları, medya organları ve genel olarak halkı desteklemek üzere yoğunlaştırılmış çalışmalar yürütmeyi hedeflemektedir. Proje bir yandan vatandaşların kendilerine dokunan konularda doğru bilgiye erişmelerine olanak sağlamaya, diğer yandan belge, arşiv ve medya profesyonellerine tüm verilerin doğru bağlamsallaştırılmasına dönük rehberlik yapmaya yönelmektedir. Proje, medya ve genel olarak halk için en doğru, güvenilir, kanıt niteliği olan otantik kaynaklar olarak dijital belge ve arşivleri oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada sunulan verilerin önemli bir kısmı projenin uluslararası takımı tarafından sunulan InterPARES Truth Projesi önerisine dayanmaktadır.

  • Yeni Medya Okuryazarlığında Kütüphanecilerin Rolleri

  • Yeni medya okuryazarlığı bağlamında kütüphanecilerin değişen rolleri üzerine kavramsal bir çalışma yapmak amacıyla gerçekleştirilen bu çalışmada, yeni medyanın teknik ve sosyo-kültürel özellikleri ile yeni medya okuryazarlığı çerçevesi, önemi ve yeni medya okuryazarı bireylerin özellikleri literatürden elde edilen bilgiler ışığında açıklanmıştır. Daha sonra kütüphanelerin ve kütüphanecilerin bu konuda değişen rolleri tartışılmıştır. Çalışmada kütüphanecilerin sahip oldukları uzmanlık bilgisi ile yeni medya okuryazarlığı alanının ilişkili olduğu ve bu konuda sorumluluk almaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

  • Çok Kültürlülük/Çok Kültürcülük: Kütüphaneler Bağlamında Durum

  • Tarihsel olarak farklı kültürlerin bir arada yaşaması gerçeği sürekli biçimde var olmasına karşın, dünya tarihini etkileyen iki büyük savaş ve sonrasındaki süreçlerde yaşanan acılar, göçler ve nüfus hareketliliği, 1960’lı yıllardan sonra gelişen ırkçılık, cinsiyetçilik ve ötekileştirmelere karşı aktivist hareketler ve benzeri etmenler çok kültürlülük olgusu ve çok kültürcülük görüşünü gündeme taşımıştır. Küreselleşme ve internet-iletişim teknolojilerinin dünyayı küçülten etkisi ise kültürler arası etkileşim sürecine ivme kazandırmıştır. Kültürlerin bir arada uyumlu ve huzurlu yaşayabilmesi, ülke gündemlerinde formülü aranan bir sorun olup, konuya ilişkin karşıt pek çok görüşler olsa da, bu bağlamda insan haklarına dayalı çoğulcu ve eşitlikçi yaklaşımın benimsenmesi ideal sayılmaktadır. Kütüphaneler, ilişkili paydaşlarıyla beraber eşitlikçi ve demokratik misyonları ile çok kültürlülüğü/kültürcülüğü benimsemesi ve yaygınlaştırması gereken kuruluşlardır. Bu çalışmanın amacı, genel olarak tüm kütüphanelerin çok kültürlülük bağlamında yeri ve önemini kuramsal olarak açıklamaktır.